Pazar, Temmuz 18, 2010

Yarım Kalmış Projeler 2


SetEnaniyetKafDağı(); 
İkinci aşamamız Uygulama:
bu aşamayla zora girmiş bulunuyoruz. Bir önceki aşamada tatlı tatlı hayaller kurmayı bırakıp kolları sıvamak gerekiyor.

Bence bu aşamanın ana noktası insan. hemen şimdi blogun künyesine bir bakın. 

Pamuk ipliğinden biraz daha sağlam tek bağ: düşünce birliği. O da rüzgarın her an tehdit ettiği bir kandil. Düşünce birliği, düşünen insanlar arasında olur. İnsanların kaçta kaçı düşünür? Düşünenlerin kaçta kaçı karşılaşır ve açılır birbirine


Evet, projenin değişik kısımları için değişik niteliklere ( bilgi, tecrübe, para, vakit ) sahip düşünce birliği yapmış insanlar lazım. Biz buna ekip kurmak diyoruz. 

Ekipsiz olmaz mı ?.

Bence olmaz;
Mesela Açık kaynak kodlu, Önüne Geleni Vur tipi bir oyunda bilgisayarla yönetilen düşmanların daha zeki oynamalarını sağlamak istiyoruz. Ekip için;  Oyunun geliştiricilerinden biri lazım, Yapay Zekadan anlayan birisi lazım. O Oyunu iyi oynayan değişik insanlar lazım. Hepsini ben yapıyorum deseniz test için yine başka insanlar lazım...

Zor da olsa bu niteliklere sahip insanlar olarak bir araya geldik, ve bir ekip kurduk diyelim. Bütün problemler bitti mi ?

Hayır daha yeni başlıyor. Kıssamıza bakalım;

Bir Acem bir Türk bir de Rum   ortaklaşa bir işte çalışmışlar  gün bitip de parayı  aldıktan sonra ne alınacağına karar vermeleri gerekmiş. hepsi de kendi dilinde üzüm istemişler sonrada  başlamışlar kavgaya   benim istediğim alınacak diye...
Evet ekibi bekleyen ana tehlike anlaşamamazlık, değişik şekillerde başa gelebiliyor.

Mesela  yukarıdaki kıssanın tersi bir durum var. aynı şeyi istiyoruz diyerek bir araya gelmişiz ama aslında birimiz çekirdeksiz üzüm birimiz hasan dede üzümü bir diğerimizde kuru üzüm istiyor .  Yani aslında ekip kuramamışız, kurduğumuzu sanıyoruz.

Ekibi gerçekten kurabilmişsek bu sefer de kıssadaki gibi bir duruma düşmemek için aynı dili konuşmak lazım, yoksa yok yere anlaşmazlığa düşebiliriz.

Başka ?
Ekip üyelerinin belli bir disiplinde, sürekli ve irtibatlı olarak projede çalışmaları lazım.
Bir zamanlar benim bir Elektronik mühendisi olan arkadaşım, aynı iş yerinden diğer arkadaşlarıyla birlikte bir iş dışında projeye başladılar. Projede yapacakları iş aslında işte yaptıklarıyla aynıydı, fakat yapamadılar. Yapamayışları yapamayacaklarından değildi, irtibat, disiplin ve süreklilik eksikliğindendi...

Başka ?

“İyi bazen en iyiden daha iyidir” düsturuna uymamak da anlaşmazlık problemini doğurur.  Bizce yapılması gereken en doğru seçenek vardır, fakat ekibin diğer üyelerinin de başka başka en doğru seçenek kanaatleri olabilir.  Ekip arkadaşlarımızla ortaklaşa kabul edeceğimiz doğru seçenek, ittifak edemeyeceğimiz en doğru seçenekten daha iyidir.
 Başka
...

ReleaseEnaniyet();

Çarşamba, Temmuz 14, 2010

Yarım Kalmış Projeler 1


SetEnaniyetKafDağı(); 

Yarım kalmış projeler külliyatımıza, ha bire ekleme yapmaktan sıkıldığımızdan.  Ya bu işler niye böyle yarım yamalak kalıyor ? diyerek bir iki adım geri çekilip mevzuya bakmaya çalışıyoruz

Projeler zannımca 3 aşama  veya  kısımdan oluşuyor

  • Fikir
  • Uygulama
  • Pazarlama / Tanıtım / Yaygınlaştırma
 İlk aşamamız Fikir. Temel bir aşamadır ve diğer aşamalarında etkiler. İyi bir fikir vasat uygulama ve vasat  pazarlamayla başarılı olabilirken. Kötü bir fikrin  iyi uygulama ve iyi pazarlamayla da olsa başarılı olma ihtimali düşüktür. 

İyide zaten kim kötü bir fikirle yoluna devam eder ki ?
hiç kimse. Her kötü fikirde aslında iyi olduğu zannıyla yürütülür. 
 
Peki fikrimizin gerçekten iyi mi kötü mü olduğunu nasıl bilebiliriz ?
Aslıda bu sorunun cevabı her halde bilemeyiz. 

Fakat şöyle bir şey yapılabilir gibi geliyor bana.  bu konuda fikrin sahibi olarak kendimize güvenemeyiz. malum “Kargaya yavrusu şahin görünürmüş “ Yapılacak olan ; işin ehli, güvenilir ve dost  ( acı söyleyeninden ) birisine, o bizim yerlere göklere sığdıramadığımız, muhteşem ötesi fikrimizi anlatmaktır. Zaten anlatmaya başlayınca aslında o kadarda muhteşem olmadığının farkına varırız. Sonra Dostta acı konuşmasını yapınca, ayaklarımız daha bir yere basarak fikrimizi değerlendirebiliriz. Bütün bunlardan sonra hala fikirimizin iyi olduğunu düşünüyorsak çare yok devam edeceğiz. fani adamın güzel sözündeki gibi “Hak bellediğin yolda yalnız gideceksin!”

Fikirimiz iyiyse  fakat orijinal değilse ne olur ?
Bu durumda Projenin başarısı sonraki aşamaların başarısına bağlıdır. Rakiplerinden daha iyi uygulama ve pazarlama gerektirir.

Bir sonraki safhaya geçmeden not edelim Fikir ile Hayal’i ayıran şey ikinci ve üçüncü aşamalardaki yeteneğimiz yada bilgimizdir. Fikrin nasıl uygulanacağını  bilmiyorsak, yaptığımız şey aslında sadece hayal kurmakdır. Hayal ilede en fazla ulaşacağınız paye olada başka birisi benzeri bir fikri hayata geçirirse "Ya ben bunu düşünmüştüm " diyerek kendinize bir  övünme vesilesi çıkarmanızdır...


ReleaseEnaniyet();

Çarşamba, Temmuz 07, 2010

Farkındamıyız ?

Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Allah, herşeye güç yetirendir.
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler.
(Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru."
Al-i İmran 189 - 191

Üç Aylar geçiyor
Fırsatlar kaçıyor
Ömür tükeniyor
Farkındamıyız ? 
....


Ya Müheymin!
Sensin gariplerin sığınağı
Sensin kimsesizlerin dayanağı
Sensin hakkı himaye eden
Sensin aklımı aldanışlardan kollayan
Sensin ayağımı tuzaklardan kurtaran
Sen ki zayıfları kuvvetlilerin şerrinden himaye edersin
Mazlumların hakkını zalimlerden almayı vaat edersin
Sen ki benim en küçük¸ en önemsiz¸
En gizli arzularımı da bilir bana merhamet edersin
Nefsimin aldatmalarına kanmaktan koru beni
Aşağıların aşağısına yuvarlanmaktan koru beni


Ya Hafiz!
Hıfzının hazinesinde alem bir noktadan ibarettir
Hıfzının ayinesinde ay ve güneş sönük bir parıltıdan ibarettir
Bahar kışa döner bir gün gün akşama çıkar
Sabahlar sendendir koru beni sabaha eriştir
Yıldızlar söner bir gün dağlar yerinden oynar
Gökler senindir koru beni kapına yetiştir
Göklerde ölür bir gün yer yerinden oynar
Her yer senindir koru beni menzile eriştir
Kuşlar dağılır bir gün denizler kaynar ufuklar senindir
Koru beni ötelere eriştir
İsmim unutulur bir gün sesim boşlukta çınlar
Yakınlıklar sendendir
Koru beni yakınlığına eriştir
Defterim açılır bir gün günahlarım çok tutar
Takdir senindir koru beni affını yetiştir
Sözüm biter bir gün sessizlik uzar kelam senindir
Koru beni müjdeni yetiştir


Bütün soruların cevapları Esma’ul Hüsnada gizleniyor 
Üç Aylar geçiyor
Fırsatlar kaçıyor
Ömür tükeniyor
Farkındamıyız ? 
....