Çarşamba, Ağustos 27, 2008

Yapay Zeka Temellerin duruşması 4

Yolun Sonu Görünüyor...
Bu dünyanın direği yok
Merhameti yüreği yok
Klavuzun gereği yok
Yolun sonu görünüyor
Nerede Kalmıştık Assume spherical chicken deyip YZ ye ulaşmıştık. Peki bütün bunların anlamı ne ? Varsayımımıza devam ediyoruz. Yapay Zekaya ulaşdık, peki bu insanlığı nereye götürecek ? İnsanlardan daha zeki YZ ye ulaştıktan sonra önümüzde iki ihtimal var

Birincisi ve de kuvvetle muhtemel olan YZ nın yani makinaların kontrolü ele geçirmeleridir. "Madem bizden zekiler bizim hakkımızda daha doğru tercihler yaparlar"1 diyerek doğrudan devredilebileceği gibi. Makinalarla yapılacak savaş sonucu yenilerekte olabilir. Makinaların insanlara ihtiyaçlarının olmadığınıda düşünürsek. İnsanlığın geleceği YZ nin insafına kalır. Belkide Insanlığın çoğu yok edildikten sonra bir kısmının soyu tükenmiş mahluklar nevinden bir çeşit kafeslerde yaşamalarına izin verebilirler. Pardon ya biz YZ nin içine insaf merhamet falan koymamıştık değil mi ? Tüh...

İkinci ihtimale gelirsek. İnsanlar bir şekilde 2 kontrolü ellerinde tutmayı başarabilsinler. Yani YZ insanoğlunun boyunduruğu altında tutulsun. Ama Kontrolü ellerinde tutanlar İnsanların umum değil Elit bir kesimi olacak. Bu Elit kesimin büyük çoğunluğunun sermaye sahipleri olacakları aşikar. Ve Sermayenin artık Emekçi İnsanlara ihtiyaçları kalmayacak. Artık çok daha ucuza çalışacak emekçi robotları var. Ortaya iki ihtimal daha çıkıyor. İlki Elit kesimin İnsanların ekmek elden su gölden yaşamalarına izin verirmesi ki ben hiç sanmıyorum. 3 İkinci ihtimal Elit kesim dışında insanlığın nüfuslarının azaltılarak yok edilmesi. 4 Bütün bunlar olup bittikten sonra Elit kesim uzun yaşayabilmek için bedenlerini de feda edip cyborglara dönüşmesiyle yeryüzünde insan kalmayacaktır...

Bilmem farkındamısınız ama bütün ihtimaller Yolun sonunu gösteriyor. Eğer ilk varsayımımız doğruysa Yapay Zeka ile uğraşarak bindiğimiz dalı kesiyoruz. Bunun farkında olan pek çok insan var ve kara kara düşünüyorlar. Bu konu da neler mi yapıyorlar ; İşi oldukça abartanlardan5 tutun, vakıf 6 kuranlara, hikayeler, romanlar yazanlara , filimler çekenlerine kadar. İnsanlığın geri kalanı ne mi yapıyor ? En fazla bahsedilen filmi seyredip
" - Ne filimdi abi ya insanın heyecandan nefesi kesiliyor ... "
diyorlar...

devam edecek edecek de nasıl bilmem...


Notlar

1 Robotlar parti kurup seçimlere katılabilseler yada seçimlere katılan bir parti deseki biz seçilirsek yönetimi bizden çok daha zeki olan rüşvet yemeyen, adam kayırmayan, ... robotlara devredeceğiz deseler, oy alamazlar mı dersiniz.

2
En bilinen tedbir Robot kanunları
  • Bir robot bir insana zarar veremez, veya pasif kalmak suretiyle zarar görmesine izin veremez.
  • Bir robot kendisine insanlar tarafından verilen emirlere 1. Kural ile çelişmediği sürece itaat etmek zorundadır.
  • Bir robot 1. ve 2. Kurallar ile çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır
ama bu kanunların olması bile robotların kontrolü ellerine almalarını engelliyemiyor. bakınız
"I Robot" filmi. İnsanlara insanların zarar verdiğini gören YZ kanunun 1 maddesi gereği Bu zararı önlemek adına insannları denetim altına almaya çalışıyor. İşin daha da ilginci , İnsanlığı Robotların Elinden kurtaran daha insanımsı olduğu için Robot kanunlarına uymayan bir robot oluyor. Pekiii Daha sonra insanımsı robot kim durdurabilir !

3
"1960'da dünya nüfusunun en fakir %20'si ile en zengin %20'si arasındaki gelir oranı 1'e 30 iken, 1995'te 1'e 82 olmuştur." Niçin sanmadığım anlaşılıyordur herhalde

4 Nüfus azaltma işine zaten şimdiden başlandığının bilmem farkındamısınız: İç ve dış savaşlar, Doğal ve doğal olmayan - deprem tetiklettirmek İklim bomabalarıyla oluşturulacak kasırgalar kuraklıklar - afetler, Tarımın öldürecek şekilde tedbirler alıp bütün dünyada gıda fiyatlarını yükseltip parası olmayanları açlığa sevketmek, Nereden geldiği belli olmayan ölümcül virüs hastalıkları - biyolojik silah- ... gibi

5 Mesela Theodore John Kaczynski parlak bir matematikçiyken, aniden inzivaya çekilip orada teknolojik ilerlemenin kötülüklerine karşı savaşmaya! karar veriyor. Üniversitelere ve havayolu şirketlerine bombalı mektuplar ve paketler gönderiyor. bu yüzden Unabomber ("UNiversity and Airline BOMber") olarak nam salıyor. 29 kişinin yaralanmasına 3 kişinin ölümüne sebep oluyor. manifestosunu eksiksiz biçimde the washington post ve the newyork times gazetelerinde yayınlanması koşuluyla bir daha bombalı eylem yapmayacağını bildirmesi ardından söz konusu gazetelerde özel bir ek şeklinde yayınlanmasından sonra. 1996 da yakalnıyor,1998'te müebbet hapse mahkum oluyor.
6 Mesela Lifeboat Foundation hatta bu vakfın birde AIShield diye bir de projeleri var. Projenin amacına gelirsek
To protect against unfriendly AI (Artificial Intelligence). Consequently, we support initiatives like the Friendly AI proposal by the Singularity Institute for Artificial Intelligence.

Perşembe, Ağustos 21, 2008

Yapay Zeka Temellerin duruşması 3

Assume spherical chicken !

Haydaa bu ne biçim bir başlık demeyiniz azıcık sabrediniz. Bu bizim okulda öğrenciler arasında kullanılan bir tabir. Hocalar konuları anlatırken en başta olayın basitleştirilmiş hallerinden başlarlardı, Farzedelim şöyle olsun, varsayalım böyle olsun diye. İşte bu tabirde bu farzedişlerin uçukluğunu anlatan bir anlam taşıyor. "Farzedelim Tavuk küre şeklinde olsun ! "

Anlıyacağınız bizde bu şekilde başlıyoruz. "Assume spherical chicken !" Varsayalım İnsanı insan yapan ve zekanın kaynağı beyin olsun. Farzedelim Beyin sadece biyolojik bir bilgisayar olsun. Dijital Bilgisayarlarımızla beynin yapayını nasıl yaparız.

Donanımdan başlayalım. Beynimiz elektronik devreye göre çooook yavaş olan nöronlardan oluşuyor.Onlarda ancak saniyede 200 işlem yapabiliyor. Fakat Herbirisinde yaklaşık 1000 bağlantı olan yaklaşık 100 Milyar nöron var ve paralel olarak çalışıyorlar. Sonuç olarak İnsan beynin donanım gücü 20 Milyar MIPS oluyor.*

Intelin kurucularından olan Gordon Moore'un 19 Nisan 1965 yılında Electronics Magazine dergisinde yayınlanan makalesinde demişki ( Moore Yasası ) "her 18 ayda bilgi işlem gücü iki katına çıkar" Şu anda evlerimize alabileceğimiz 1000 $ lık bir bilgisayar kapasite olarak bir böcek ile bir fare beyni arasında bir yerlere tekabül ediyor. Bu gelişme hızına göre 2020 yılına gelindiğinde İnsan beyni kapasitesindeki bir bilgisayarı 1000$ verip evlerimize alabilecekmişiz. yani Donanım olarak Yapay bir beyin yapmak için herhangi bir problem yok yani...

Gelelim yazılım kısmına. Yazılım kısmında beynin nasıl çalıştığının anlaşılması lazım. Bu konuda zaten değişik branşlarda insanlar çalışmalar yapılıyor.** Mesela bir görüşe göre Nanobotları kullanarak Beyinin çalışma anında bütün nöronlarını kapsayacak bir haritasını alabilir. Bu verilerle ve reverse engineering*** - tersten inşa- ile istediğimizi elde edebileceğimizi iddia ediyorlar. ve bu işin çok yakın olacağını tahmin ediyorlar.

Bunca iyimserliğin üzerine bir kaç bir şey ekleyelim.

YZ temellerinin ilk atılışı adının konuluşu 1956 da Dartmount daki bir toplantıda olmuştur.Toplantıya katılanlar MIT den marvin Minsky Stanforddan John McCharty Carnegie-Mellon dan Allen Newell ile Herbert Simon dur. Sadece 2 yıl sonra 1958 de Simon şöyle demiş
Amacım sizleri şaşırtmak yada şoka uğratmak değil... Ama anlatacaklarımı en basit şekilde anlatmamın tek yolu, şu anda dünyada düşünen, öğrenebilen ve yaratabilen! makinelerin var olduğunu söylemek olacak. Üstüne üstlük , bu makinelerin öğrenme yetileri gelecekte dahada hızlı gelişecek, öyle ki, yakın gelecekte çözebilecekleri problemler kümesi , insan zihninin uğraşmakta olduğu problemler kümesiyle özdeş hale gelecek
Demiş demesine de şimdi bulunduğumuz nokta ortada... Sonuç olarak herşey varsayımlardaki gibi olmuyor Küre şeklinde tavuk olmaz.

Devam edecek de nasıl bilmem...


* Bu konudaki muhtelif rivayetler için bakınız
** Bazı linkler vermek istiyorum
*** bir iki jump ayarı birkaç nop ile program kırıp kendini reverse-engineer görenlere duyrulur.

Salı, Ağustos 19, 2008

Yapay Zeka Temellerin duruşması 2

Çin odası Turing testine karşı

YZ nın temellerinden başladık ama niçin tanımları anlatmaya başlamadık ? haklı olarak soruyorsunuz. Bunun başlıca sebebi Kavramların pek çoook tanımı var ve Bakış açımıza göre seçeceğimiz bir tanım üzerinden yürüyüp üzerine de bolca laf salatasıyla servis edebilirdik pek tabii. Fakat bu Başka bir tanım üzerinden konuya bakanlar için saçma bir yazı olur çıkardı.

Böyle felsefi tanımlarla kafa karıştırmak yerine biz Ne yaparsak YZ ye ulaşmış oluruz ? sorusunun cevabıyla başlıyoruz, Turing testi. Alan Turing YZ nin öncülerinde bir İngiliz matematikçi. Testide oldukça basit. " Öyle bir donanım ve yazılım sistemi oluşturmuş olun ki onunla konuşanlar Bir makinayla konuştuklarının farkına varamasınlar ve Bir insanla lafladıklarını sansınlar. İşte o sistem Yz ye ulaşmıştır." diyor. Bu test sayesinde dolaylı olarak YZ den ne kastedildiğide ortaya çıkmış oluyor.

Karşıt görüşte olanlarda boş durmuyor. Bir Felsefe profösörü olan John Searle de bir düşünce deneyi ortaya atıyor, Çin Odası deneyi. "Tek kelime çince bilmiyorsunuz ve sizi bir odaya kapatıyorlar. İçerisi çince sembollerle dolu birde kitap var sembolleri nasıl kullanacağınızı anlatıyor. Dışarıdan içeriye çince semboller geliyor. sizde kitaba bakarak o sembollere karşılık olarak başka sembolleri dışarıya yolluyorsunuz. Dışarıda olan çinli içeride olanlardan habersiz zannediyorki içeride çince bilen bir insan var. Oysa içeride çince bilen kimse yok." Bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum aslında Çin odası deneyi çince yapılmış bir Turing testinden başka birşey değil. Üstelik testi geçmiş. Yani Elimizde Çince yapılmış bir Turing testi var fakat çinceden anlayan kimse yok !
Bu Deneye şu şekilde itiraz ediliyor. Tek tek kimse çince bilmesede sistem olarak çince biliniyor. Searle bu itirazı şu şekilde cevaplıyor. Odadaki kişiye anladığı dilden sorulara verdiği cevapları soruların anlamını bilip karşılığını vermekle oluyor. Diğerinde yapılan işlem sadece sembollerin işlenmesidir.anlama yok. Searle'nin kendi tabiriyle devam edelim.

" Kimse bilgisayardaki simulasyonun gerçek olduğunu varsaymaz; kimse bilgisayarda simule edilmiş fırtınanın bizleri ıslatacağına veya yangının yakacağını, düşünmez. Niçin aklı başında herhangi bir kimse zihinsel süreçlerin bilgisayar simulasyonunun gerçekten zihinsel süreçlere sahip olduklarını düşünür?

Sonuç olarak ilk yazımızda belirttiğimiz gibi çıkaracağımız sonuçlar farklı olabiliyor ama en azından şöyle bir ortak noktda bulaşabiliyoruz. Zeki olan yada zekiymiş gibi davranabilen sistemler oluşturabileceğiz.

Peki ama Nasıl devamı bir sonraki yazımızda.

bir sonraki yazımız " Assume spherical chicken ! "

Perşembe, Ağustos 14, 2008

Yapay Zeka Temellerin duruşması 1


Giriş :

Eski Mısırda Piramitlerin inşası için yüz binlerce insan onlarca sene çalışmışlar ömürlerini bu yolda tüketmişler, belkide pek çoğu son nefeslerini orada vermişlerdi. Peki bu "Ehrama taş taşıyan köleler" yaptıkları işin ne kadar şuurundaydılar. Sonuçta ortaya çıkan eserin ilah zannettikleri başka bir insanın şatafatlı mezarı olacağını bilselerdi. Aynı şeyi aynı şevkle yapabilirlermiydi ? zannetmiyorum...

Yapay Zekanın inşasında da benzeri bir durum olduğu kanaatindeyim. Ehrama taş taşıyan gönüllü köleler olmamak için, kafamızı kaldırıp işin temellerini öğrenmeye ve sonuçlarını düşünmeye başlamak lazım. Bu iş için iki temel soruyla başlamak istiyorum.

* Yapay Zeka mümkün mü ? Yoksa vakti zamanında devri daim makinası yapacağız diye imkansızın peşinde ömür tüketenlerin durumundayızda farkında mı değiliz ?

* İşin nihayetinde ulaşılan bilgi İnsanlık için faydalı bir buluşmu olacak ? yada bazılarının dediği gibi İnsanlığın sonunu mu getirecek ? Hadi canım sende demeyiniz Bakınız Nükleer silahların icadı. İnsanoğlu Dünyayı bilmem kaç defa yok etme gücüne sahip nükleer silahlara sahip. Ve bunu Nükleer Enerji konusunda çalışan bilim adamlarına borçlu.

Son olarak soruları açmadan önce dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var. Zeka Hakkında Kıssalı Yazılar - 1 adlı yazımızda geçtiği gibi Herşey Nazar ve Niyete göre değişir. Yani Olaya bakış açınız ve Niyetiniz konunun durumunu size farklı gösterir. meşhur örnekteki gibi kimi bardağın dolu tarafını kimi boş tarafını görür. lafı fazla uzatmadan konuya girelim

Eğer İnsanı sadece biyolojik bir makina olarak görüyorsanız. Zekanın kaynağı, biyolojik bir bilgisayardan ibaret olan beyindir diyorsanız. Evet sizin için Yapay Zeka mümkündür.

Yok efendim , İnsanı insan yapan başka şey yada şeyler var diyorsanız. Ne kadar gelişkin bilgisayarlar üretilsede ne kadar usturuklu programlar yazılsada hep bir şeyler eksik kalacaktır....

devam edecek
2. yazı Çin odası Turing testine karşı

Not : Çok iddialı bir başlık olduğunun farkındayım, altından kalkabilecekmiyim bilemiyorum. Niyetim bu konuda bir dizi yazı yazmak.Görüş öneri ve sorularınızı bekleriz...

Cumartesi, Ağustos 09, 2008

İyi Haberler

Bu günlerde pek de bir şeyler yapamıyorum. Aksi ihtiyarlar gibi - yada aksi bir ihtiyar olarak mı demeliydim ? - sızlanıyorum ama şükür herkes benim gibi değil. Çalışan gayret eden insanlarda var.

* İlk haber akademik cepheden ; İsmail Arı tezini sunmuş ve yakın zamanda da umumun istifadesine sunacakmış. Tezine gelirsek : "Yüz Özniteliklerinin Takibi ve İşaret dili için ifade tanımı" detayı için buradan buyrun.

* İkinci haber Bir ticari Firmadan ; Kade Bilişim , Bilişim Teknolojileri, görüntü işleme ve video analiz konusunda; askeri, sivil ve özel sektöre güvenlik,veri toplama, süreç-sistem iyileştirme amaçlarıyla ürün ve projeler üreten bir firma. Demekki neymiş efendim Türkiyede bu işlerle uğraşan ticari firmalar da varmış. Bu günlerde onlarda bir kaç proje bitirmişler,
detaylar ve video görüntüleri için bağlantılara tıklayı verin...

* Üçüncü haber daha ticari olamayan ama muhtemelen olacak olan birinden FVolkanY den.
Bu arkadaş "Yapay zeka ile EUR / USD parite tahminleri yapan program" yazmış hemde FANN kullanarak. Konuyla ilgili olarak 3 yazı yayınlamış detaylarını oradan öğrenebilirsiniz.
  1. Yapay zeka kullanarak EURUSD parite tahmini yapan programın sonuçları
  2. Yapay zeka kullanarak EURUSD parite tahmini yapan programın eğitim yapan bölümünün kaynak kodları
  3. Yapay zeka ile EURUSD parite tahminleri yapan programın 15 günlük test sonuçları
Sizi bilmem ama bu tip haberler beni epey bir sevindiriyor. Emeği geçen herkesi tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. İnşallah benzeri pek çok haberleri duyar ve duyururuz...


Salı, Ağustos 05, 2008

OpenCv Örnek Programlar

OpenCv nin Çeşitli konularında üretilmiş basit örnek programlar

gencode1 : Görüntüyü Renkli den Siyah beyaza Çevirme
gencode2 : Renkli Görüntünün Yeşil Bandını Siyah beyaza Çevirme
gencode3 : Histogram eşitleme
gencode4 : Aşındırma işlemi cvErode
gencode5 : Genişletme işlemi cvDilate
gencode6 : Black Hat işlemi ve cvMorphologyEx kullanımı
gencode7 : Kenar Bulma Sobel metodu
gencode8 : Kenar Bulma Laplace metodu
gencode9 : Kenar Bulma Canny metodu

Download : OpenCv Examples

Bir de bakın bakalım kodda dikkatinizi çeken bir şey varmı ?

Söylerim söylerim gönlüm hoş değil !

Temel ile İdris Amerikaya gitmeye karar vermişler hem de yüzerek ! Başlamışlar Trabzondan yüzmeye Karadenizi geçmişler, Marmarayı, Egeyi, Akdenizi geçmişler. Hikaye bu ya Okyanusuda geçmişler, Newyork açıklarına kadar gelip uzaktan Özgürlük heykelini görmeye başlamışlar. Ama bunca yol bizim Temeli epey bir yormuş ve Yoldaşı İdrise seslenmiş.
- Ula İdrus Ben kesuldum mecalim kalmadı döniyirum !


Yanımda İdris gibi bir yoldaşımda yok ama Yıllarca değişik mecralara yüzen biriyim. Ne denizler, ne Okyanuslar aşabildim, ne de hedefe çok yaklaştığımı gösteren işaretler görebildim. Hedeflediğim şeyler hep yıldızlar gibi oldu. Ona ulaşmaktan çok ona doğru gitmemi sağladı. Ulaşamıyacağını bildiğin bir hedefe doğru gitmek ne işe yarıyacak? Akim kalması muhakkak bir işe kalkışmak Akıllıca olur mu ?
Yoksa... yoksa... Temel gibi kesildim dönüyorum deyip her şeyi bırakmak mı en iyisi ?
Bilemiyorum...
Söylerim söylerim gönlüm hoş değil !